Başak Avcı’dan “Relego”

Sergi 2 Ocak 2019 tarihine kadar devam edecek.

Yaratıcı tanrı, Beden’inden önce Ruh’unu oluşturdu Dünya’nın. Bölünmez ve hep aynı kalan töz’le nesnelerde bulunan, ayrışabilir olan töz’den yararlanarak, bu ikisinin ortalaması bir ara töz yarattı, sonra da bu üçünü birleştirip oluşturduğu bütünü, gerektiği kadar parçaya böldü.(…)

—Platon, TİMAİOS

İstanbul‘da yaşayan ve üreten Başak Avcı, post-minimalist resmin olanaklarını genişleten görsel, kavramsal ve teorik bir alan yaratıyor. Avcı’nın yenilikçi çalışmaları, karşılaşma düşüncesi etrafında dönüyor – aslında geçmişin çıplak varlığını görmek ve “dünyaya olduğu gibi” odaklanmak.

Sanatçı yapılandırdığı birleşik parçaların ilişki biçimi için bir açıklama sunmasına rağmen, bu alanların kompozisyon kurgusu açık ve esnektir. Derinlikler Art’da izlenebilecek olan serinin tekrar gözden geçirilen versiyonu, Avcı’nın 2001/Güz yarıyılı mezuniyet projesi olarak, MSGSÜ’nin Osman Hamdi Bey Salonu’nda da sergilendi. Sanatçı, bu erken dönem çalışmaları için Relego başlığıyla farklı gerilimler oluşturarak izleyiciyi heyecanlandırıyor. Relego‘nun pürist dili ile dikkat çeken Başak’ın form ve malzeme yaklaşımı, bazen belirgin bazen düzenleme ilişkisiyle yüzeyde tekrarlanan şekillerin ikincil imgelerini temsil ediyor. Kurulum sürecinin esnekliğini içeren başlığın önerisiyle seri, açık uçlu bir bağlantılılıkla ilgilidir.

Daha sonraki çalışmalarından farklı olarak, Relego iki farklı biçimi yan yana getirmez, aksine parçaların birbirleriyle ve aynı zamanda aralarındaki boşluk ile diyaloğa odaklanır. Latince kökenli ‘relego’ teriminin kullanımı, örneğin her türlü diyaloğu gözden geçirme gibi; dinamik ve çok yönlü bir yapıya sahip olan Platon‘un Timaeus‘undaki mitler ve kavrayış, sanat ve sav, sahneleme ve teori arasındaki karşılıklı etkileşimle, Başak‘ın felsefeye olan ilgisini de açıklar.

Relego, Başak‘ın çalışmalarında, yalın dili ve form ile form dışı arasındaki bağlantıya odaklanmasında ayırıcı bir nitelik kazanır. Ek olarak, eserlerinin temel aldığı mütevazı sanatsal süreci göstermektedir. Başak‘ın soyutlaması, sanatsal jestleri derinleşmeye dayanır ve öznel, dışavurumcu eylemlerden ziyade bir yüzeyle ilgili olarak sığ alanlara—yeryüzüne saygı duymaktadır.

Başak Avcı’nın yakın zamanda devam eden resim serileri, artık her yerde çok yaygınlaşan ekran temelli medya sanatının sanal doğasına maddi olarak karşı olduğu gibi, ayrımları kesin bir ontolojiye dönüştürme eğilimindeki boya dokunuşlarıyla bir dile dönüşür.

Başak Avcı (1975,İstanbul) 2001 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nde lisans, 2005 yılında ‘Benlik ile Gerçeklik Arasında bir Araç -Dil- Olarak Resim’ isimli eser metniyle yüksek lisansını bitirdi. Yurtiçinde ve dışında resim sergilerine, misafir sanatçı programlarına katıldı. İlgi ve merakı nedeniyle fotoğraf, sinema ve felsefe gibi farklı alanları inceledi. Bu kaynaklardan öğrendiği yeni şeyler Çağdaş Sanatta temsilin ve kültürün dönüşen biçimlerine ilişkin fikirler verdi; yeni kavramlar ve tartışma yolları geliştirebilmesi bazı kavramlar öngörebilmesini sağladı. 2017 yılında MSGSÜ Resim Programı’nda Doktora/Sanatta Yeterlik eğitimini tamamlayan Başak Avcı, 2013 Güz dönemi itibariyle İstanbul Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’ne bağlı olarak Desen ve Temel Tasarım & Görsel Algılama derslerini veriyor.

Facebook yorumları

Diğer haberler
X