Dönüşüm’den sonra Karşılaşma

Türkiye’de heykel sanatının önemli isimlerinden Kazım Karakaya, 2014 yılında Bozlu Art Project’te açtığı “Dönüşüm” isimli sergisinden sonra şimdi de “Karşılaşma” adını verdiği yeni sergisi yine Bozlu Art Project Nişantaşı‘nda sanatseverlerle buluştu.

Bozlu Art Project Galeri Direktörü Oğuz Erten‘in ev sahipliği yaptığı “sezonun ilk sergisinin” açılışında Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolçay da hazır bulundu.

Karakaya, 13 Ekim 2018 tarihine kadar açık kalacak sergisinde insan ve hayvan hallerinden, onların karşılaşmalarından, iki farklı unsurun bir araya gelmesi gibi olgulardan hareket eden ederek, metal ve taş malzemeyi bir arada kullandığı heykelleriyle adeta bu düşüncesini somutluyor.

Oğuz Erten, Kazım Karakaya, Dr. Şükrü Bozluçay

Kazım Karakaya, “karşılaşma”nın doğası gereği birbirini etkileyen, yön veren ve dönüştüren yapısını yansıtan, “karşılaşma” ile ortaya çıkan yeni biçim ve anlamlar örgüsüne gönderme yapan heykelleriyle Bozlu Art Project Nişantaşı’nda. Tek olmak ile birden fazla olmanın, karşı karşıya durmanın, karşı karşıya gelmenin ve bu bir araya gelişin her iki tarafta yarattığı etkiyi ve enerjiyi sorgulamanın peşinden giden bir sergi “Karşılaşma”.

Çin kültüründe Ying-Yang, İran kültüründe iyilik ve kötülük, karanlık ve aydınlık gibi düalist kavramların Orta ve İç Asya sanatında hayvan üslubuyla karşılığını bularak, yüzyıllar boyunca sanatta bu zıtlığı ifade edecek şekilde hayvan mücadele sahnelerinde kullanılması, Kazım Karakaya’nın “karşılaşma” anlarının temsilinde başlangıç noktasını oluşturuyor.

Karakaya, kadim kültürlerde çeşitli sembolik anlamları olan hayvan mücadele sahnelerinden de izler taşıyan heykellerinde doğal ve vahşi olanın izinden giderek karşılaşmaların geçmişten günümüze izini sürüyor. Bu takip izleyiciyi yüzyıllar önce Doğulu nakkaşların kitap resimlerinde güç, su, bolluk ve bereket gibi kavramları simgeleyen ejder gibi efsanevi hayvanların kitaptan çıkarak üçüncü boyuta geçmiş halleriyle karşı karşıya getiriyor. Demirin üzerindeki patina ve yaşanmışlık hissi alüminyum heykellerin parlaklığı içinde yansımasını buluyor.

Hepsi tek başına ayrı şeyler ifade eden heykeller bir araya geldiklerinde etkileşime geçiyor, izleyiciye yeni okumalar öneriyor. Sanatçının farklı malzemeleri kullanmadaki yetkinliğini gözler önüne seren taş ve metal malzemenin iç içe geçtiği heykeller, taş gibi kadim bir malzeme ile teknoloji ve Sanayi Devrimi’ni çağrıştıran metalin iç içe geçtiği yeni vücutlarda hayat buluyor. Taşın kütle etkisini, metalin mekanik etkisini kıran bu bir aradalık ve melez yapı ortaya çıkan yeni görüntü üzerine düşünmemizi sağlıyor. Karakaya’nın, heykelin üç boyutlu çağrışımlarını esnetmeyi denediği, izleyiciyi yüzeye yönlendirdiği, yüzey ve mekân ilişkilerini sorguladığı duvar çalışmalarında ise minyatürlü kitap resimlerinde özellikle saz üslubunda karşımıza çıkan formların duvara taşınmasıyla birlikte etki alanlarının değişimine tanık oluyoruz.

Kazım Karakaya kimdir?

1971 yılında Ankara’da doğan Kazım Karakaya, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. 19932003 yılları arasında heykeltıraş Mehmet Aksoy ile çalışmalarda bulundu. İlk kişisel sergisini 2004 yılında İş Bankası Parmakkapı Sanat Galerisi’nde açan sanatçı, yurt içi ve yurt dışında çok sayıda kişisel ve karma sergiye, sempozyuma katıldı. Heykellerinde öteden beri organik eklemlenmelerden aldığı referansla malzemenin olasılıklarını arayan, malzeme ve form bütünlüğü arasındaki ilişkileri irdeleyen Kazım Karakaya, çoğul okumalara olanak sağlayacak şekilde malzemenin özüne dönmeyi amaçlamaktadır.

Facebook yorumları

Diğer haberler
X