F Sanat’ta Derin Uyku

F Sanat Galeris,yeni sergisi ‘Derin Uyku’da farklı disiplinlerden olan fotoğraf ve heykeli bir araya getiriyor.

Fotoğraf Sanatçısı Yüksel Özen ile Heykel Sanatçısı Malik Bulut’un çalışmaları bu sergiyi oluşturuyor.

Benan Bulut sergiyi şöyle özetliyor;

‘Derinde güzel duyguları geri getirmek isteyen bunun için zamanın hızını durdurup paralel bir boyuta davet ederken fantastik bir görsellik sunuyor Derin Uyku.

Sembollere yeni anlamlar yüklenmesi, içsel dünyalara dalış, suyun ve taşın altından bakmak, öfkesi olmayan bir sorgulama ancak yeniden yüzeye çıkıp bekleyiş, arınma dönemi. Derin Uyku‘da taş ve su fiziksel sınırlarını aşıyor, taş su gibi akabiliyor elimizin altında, su ise gizemini saklayan taş gibi sağlam durabiliyor. Meditatif bir sergi Derin Uyku.’

Malik Bulut sanat serüvenini şöyle açıklıyor;

‘Sergilerim kendi içlerinde bir bütünlüğe sahip, bittiğinde başka bir basamağa geçilen duraklar olmaktan ziyade birer takımada gibiler. Her sergim bir öncekini içerebiliyorken bir sonrakini de muştulayabiliyor. Parçaların birbiriyle uyumu-uyumsuzluğu büyük bir ağı oluşturuyor, bir harita gibi.

Derin Uyku‘da, yaşam ve ölüm arasındaki zaman diliminde uyku halleri, savaş, güç, hayatta kalmak gibi konuların sularında; altın, volkanik taş, mermer ve pirinç gibi malzemelerimle dolaşmaktayım. Malzemelerimin fiziksel varlıklarının ötesinde heykellerimde karanlığın, kütlenin içinde ışığın yarattığı hayatları görmeye ve göstermeye çalışıyorum.’

Yüksel Özen ise Ophelia konsepti ile nasıl buluştuğunu John Everett Milias’ın 1852 tarihli yeşillikler içinde suya uzanmış bir kadını resmettiği güzel tablosu ile başladığını belirtiyor. Sonrasında Shakespeare’in Hamletini okuduktan sonra, Ophelia’nın saflığından çok etkilendiğini dile getiriyor.

19. Yüzyılın Pre-Rafaelist (Rafael öncesi) ressamlarına John Millias’ın önemli eserlerinden biri olan ‘Ophelia’yı Sheakspare’in ‘Hamlet’ adlı eserinden etkilenerek yapmıştı. Renkler son derece canlıdır bu eserde. Ophelia çiçeklerin arasında ayrı bir duygusal dünyanın içindedir. Aynı yüzyılda fotoğrafın bulunmasından çok kısa bir süre sonra, ‘High Art’ fotoğraf akımı (ilk fotoğraf akımıdır) içinde yer alan Hanry Peach Robinson, Millias’ın etkisi altında ‘The Lady of Sharlott’ adlı albümin baskıyı 1861 yılında gerçekleştirdi. Ne var ki o dönem cam negatif dönemidir, ve renkler ancak siyah beyazdır.

Sanat bir etkilenme ve ifade şeklidir. Sanatçılar içinde geniş bir yelpazede etkilenir ve yeni eserler üretirler. Sharlott eserinden, 160 yıl kadar önce ‘Gerçekçilik’(Realizm) etkisini eserlerine yansıtan Yüksel Özen, kadını tabiat boyutları içine taşımıştır. Kadın, gelinlik ve su olguları ile yeni betimlemeye dönüşmüştür.

Yılda 4 farklı mevsim içinde kendini yenileyen tabiat ve kadın su olgusu ile karelerine yansımıştır. Kadının çiçekler kadar narin, su kadar saf olduğundan yola çıkarak bu gerçekliği, karelerde görmemiz mümkündür.

Yüksel Özen’in ‘Derin Uyku’ temalı sergisinde kadını gelinlikler içerisinde görüyoruz. Gelinlik düşlerin ve umutların son şeklidir. Gelinlik çiçeklerle bütünleşir. Düğün öncesi kadınlar su ile saflanır ve yeni bir sayfa çevirirler. Ancak Özen’in karelerinde yalnız kadının doğada su ile serenadı ve yeniden betimlemesi vardır.

14 kare ile kadının doğa uykusunu anlatan Yüksel Özen, düşten gerçeğe uzanan bir ifade şeklini sanatına aktarmıştır.’ diyerek Alberto Modiano bu sergi dolayısıyla eserlerini değerlendiriyor.

Yüksel Özen kimdir?

İstanbul’da doğan sanatçı babası sayesinde fotoğraf ile tanıştı. Anadolu Üniversitesi Endüstriyel İlişkiler Çalışmalar Ekonomisi ve İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Plato Sanat Fotoğrafçılık & Görüntü Yönetmenliği bölümü okudu. Fotoğraf kulüplerinde çalıştı, merakı artınca eğitimler almaya başladı. Kendini geliştirerek filmli makineler dışında gelişen teknoloji ile dijital fotoğrafçılık alanında profesyonel olarak çalıştı. Çeşitli ajans ve yapım şirketlerinde, moda ve kast fotoğrafçılığı yaparak devam etti. İlerleyen zaman içerisinde kurgusal sanatsal fotoğraflar üretti.

Uluslararası web fotoğraf yarışmalarında deneysel, resimsel soyut fotoğrafları ile başarı ödüllerine ve sertifikalara layık görüldü. Birçok sergi ve sempozyuma katıldı.

Çeşitli dergilerde Vogue İtalia, Essence Look Over, Dark Beauty ve 500px gibi web magazin bloglarda fotoğrafları röportajları yayınlandı, İstanbul Mercedes Fashion Week‘de moda fotoğrafçılığı yaptı. Fotoğraf ile ilgili çalışmalarına kendi stüdyosunda devam etmektedir.

Malik Bulut kimdir?

2000 yılında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü‘nden mezun oldu.

18 kişisel sergi açtı. 25 uluslararası heykel sempozyumuna katıldı. İstanbul, New York, Chicago, Verona, Bakü‘de sanat fuarları ve sergilerde hazır bulundu. 4 ödülü bulunan Bulut, Dışişleri Bakanlığı üstün hizmet madalyası sahibi.

Çok sayıda eseri devlet, üniversite ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Çalışmalarını İstanbul -Kumburgaz‘da kendine ait açıkhava atölyesinde sürdürmektedir.

Facebook yorumları

Diğer haberler
X