Huzurlarınızda Gamze Lim ve RockMania

Rock müziğin yeni tanıştığımız güzel seslerinden Gamze Lim ile albümü "RockMania"yı, Gamze'yi ve Nişantaşı'nı konuştuk.

Hayat Cankorel / NisantasiHaber.com
hayat@NisantasiHaber.com
Fotoğraflar : Çelik Çelikyaman

Mutlaka dinlemiş veya rastlamışsınızdır diye düşünüyorum Gamze Lim‘in güzel sesini. Bu günlerde sadece dijital platformda yayınladığı “RockMania” albümü ve peş peşe yayına verilen “Uçurtma” ve “İyi Günler Sevgilim” parçalarıyla etrafımızda geziyor tüm enerjisiyle. Kendisiyle tanışır tanışmaz sanki kırk senelik arkadaş gibi olduk! Zaten ki kendi deyimiyle o denli güçlü enerjileri var ki arada bir durup şarj olması da gerekebiliyor.

Gamze ile Nişantaşı Backhous Cafe‘de buluştuk. Röportaj bitti kalkmak istemedik… Hani mekanın kapanış saati gelip de kibarca bize “gidiniz” denmese zaten sabaha kadar oturabilirdik o enerjiyle. Bu enerji dolu sesin albümü “RockMania“yı mutlaka dinleyin derim. Zaten ne kadar emek verilmiş olduğunu, gerçek müziği mumla aradığımız günümüzde sahici enstrümanlarla canlı kayıtlı falan filan yapıldığını iyi müzik dinleyicileri hemen anlar. Belki garip dersiniz müzikten söz ederken canlı enstrümanlarla kayıt yapılmış olmasının üzerine basmak, zaten normal ki diye düşünebilirsiniz. Yok yok değil!! Müziğin son yıllarda maalesef ruhu içine kaçmış diyorum ben. Neyse merak ettiğiniz her şeyin cevabını röportajımızda bulacaksınız. Şunu da eklemeden geçmek istemiyorum. Gamze Lim‘in en büyük hayallerinden biri birgün Okan Bayülgen‘in televizyon programlarından birinin jenerik şarkısını seslendirmek! Yakışır mı? Bence çok yakışır:)

Müzik sektörüne Melih Kibar ile giriş yaptın, kendisiyle tanışman Nasıl oldu?

Melih Kibar‘la kendi stüdyosu MELKİ‘de tanıştık. Zaten bu tanışmayla da beraber ben müzik eğitimime başlamış oldum. Aslında çocukluğumdan beri müzik yapmak ve eğitimini de almak istiyordum. Fakat üniversiteyi ailemin de arzusuyla farklı bir alanda iktisadi bilimler fakültesinde okudum. Melih Kibar da eşinden dolayı ailemin çok yakın dostlarıydı. Dolayısıyla annemle babam dediler ki, “Seni Melih Kibar’a götürelim; O ‘tamam’ derse o Zaman müzikle ilgili bir şeyler yapmaya başla

Onun üzerine MELKİ‘ye gittim. Melih Kibar piyanosunun başında… Hem o zamanın bilinen şarkılarından söyledik ki şimdi heyecandan hangi şarkılar olduğunu bile hatırlamıyorum hem de bana yepyeni sıfır bir şarkı gösterdi. “Ben müziğini çalıyorum” dedi.  Sözlerini de bana verip önce şiir olarak okutturdu bana. Arkasından da müziğin üzerine onu okumamı istedi. İlk defa karşılaştığım bir şarkıya nasıl adapte olacağımı ve yorum katacağımı görmek istedi. Annemle babam da bu arada dışarıda bekliyorlar…. Sonra da Melih Kibar annemleri içeri çağırdı ve “Bu kız yukarıdan mezun olarak gelmiş zaten bırakın istediğini yapsın” dedi. Ondan sonra beni Timur Selçuk‘a, Çağdaş Müzik Merkezi‘ne yönlendirdi. Oranın da en iyi hocalarından Müjgan Özçay‘ın öğrencisi oldum dört sene. Bir taraftan Müjgan Hanım’dan opera ve şan eğitimi aldım diğer yandan da Melih Bey‘in stüdyosuna devam edip ondan da çok şey öğrendim. Mesela melodinin üzerine şarkı sözü Nasıl yazılır Melih Kibar‘dan öğrendim.

Peki o dönemlerde albüm yapma girişimlerin olmuş muydu?

Müziğe girdiğimden beri aslında bir albüm yapmak istiyordum. Kısmet bu zamanaymış. Ancak o süreç içinde Melih Kibar‘la “Mesaj“ı yaptık. O da benim müzik hayatına atılışımdaki ilk yaptığım işlerden. Bu kadar mı pırlanta taşı gibi parlar? Çok önemliydi benim için. Onun haricinde bir sürü reklam ve dizi müziği yaptık. Bunlar dışında çeşitli ön çalışmalarım oldu ama çıkmadı. Benim haricimde gelişen firmasal problemlerden dolayı albüm yapma projesi ve kayıtlar uzun soluklu devam etti. Ancak bu zamana hayat buldu.

Albümün adı neden RockMania?

İngilizce bir isim. Rock çılgınlığı, rock manyaklığı da diyebiliriz buna. Rock müziği çok seviyorum. Diğer sevdiğim bir sürü tarz da var tabii ama rock müziğin enerjisini içimde hissediyorum. Albüm kendi adını kendi oluşturdu aslında. Bu arada albümün adının bir artısı daha oldu ki onu da şimdi fark ediyorum. “RockMania” olduğu için albüm dijital olarak bütün dünyada çıktı. Dolayısıyla internette “RockMania” diye aratılınca dünyanın her yerinden karşısına çıkıyor.

Kendi bestelerini de seslendiriyorsun diğer yandan yorumcu arkaşlarına verdiğin çalışmaların da var. İkisi arasındaki farkı nasıl tanımlarsın?

Tabii bir başkasının yorumu ve enerjisiyle şarkılarımı dinlemek de çok güzel. Soner Arıca‘ya “Yapboz“u gönderdiğimizde şarkıya o kadar yükselmiş ki birkaç cümle kendinden de eklemiş. Biz de “Tamam böyle bir sinerji yapalım” dedik. Şarkılarını bir başkasından dinlemek de ortak bir duygu paylaşımı.

Geçmişindeki tango, reklam müziği, popüler müzik gibi bir sürü türden Rock müziğe harmanlanma Nasıl oluştu?

Onlar bana rastladı, teklif olarak geldi. Mesela ben lirik sopranoyum. Bir yorumcu sesinin kaldırabildildiği her türü yorumlayabilmeli. O kapasite de bende var. Gelen teklifleri de geri çevirmeyerek kendimi çeşitli müzik türleri arasında buldum.

Albümde kimlerle çalıştın?

Albümümü uzunca bir sürede tamamen kendi imkanlarımla ve ailemin maddi manevi büyük özverileri ve destekleriyle hazırladım dediğim gibi. Toplam 14 eserden oluşan albümde 6 eserde söz yazarı olarak ve illüzyonda ise Burak Saltan ile birlikte besteci olarak imza attım. Çok özenerek hazırladığım “RockMania” albümü her biri çok değerli müzisyen ve müzik yazarının eserleri ve müzik sektörünün değerli isimleriyle çalışılarak tamamlandı. Yaklaşık 40 müzisyenin emeği var albümde. Web sitem www.gmzlm.com da ayrıntılı olarak her eserin künyesi bulunmakta. Ayrıca tüm şarkılar, videolar, tüm sosyal medya hesaplarım ve tüm fotoğraf çalışmaları, benimle ve albümümle ilgili herşey web sitemde var.

Albümdeki düzenlemeler Burak Saltan ve Okay Barış imzası taşıyor. Burak Saltan dokuz, Okay Barış beş düzenleme yaptılar. Tüm elektro ve akustik gitarlar Burak Saltan imzası taşıyor. Sevgili Fuat Güner iki şarkımın vokal aranjesini yaptı. Ercüment Vural ve Meltem Özcan vokal yaptılar o iki şarkımda. Sevgili Turhan Yükseler de iki şarkımda harmmond çaldı. Ve yine çok değerli isimler Volkan Öktem, İsmail Soyberk, Murat Ejder, Emrah Demiralp, Erkut Demioyan, Alper Celbiş, Mehmet Akatay, Candar Köker ve daha pek çok isim var. Beş şarkı sözüyle Tezer Soykok, “Deli Mavi” ve pek çok şarkısıyla kalemine hayran olduğum sevgili Seda Akay‘dan iki şarkı yorumladım.

Mix ve masteringde başta büyük emeği olan Suat Durmuş 11 şarkının masteringini yaptı. Albümde düetler de var. Biri Burak Saltan ile “İyi Günler Sevgilim‘i söyledik. Albümde diğer düet yaptığım isim Kanadalı fashion TV güzeli olan arkadaşım Melita Sekgwa. Sevgili Seda Akay‘ın sözlerini yazdığı “Duy” ve “Yağmur” isimli şarkılar Melita ile burada olduğu dönem yaptığımız çalışmalardan iki parça. Beste ve düzenlemeler Okay Barış imzası taşıyor.

RockMania” albümünde ilk video klip olan “Uçurtma” enerjisi ile çok sevdiğim şarkılardan. Yönetmenliğini Tarkan Özel yaptı. Görüntü yönetmeni Savaş Ekşioğlu, Tarkan Özel ve Cem Özel uzun yıllar Avusturalya‘da yaşamış, özellikle reklam ve aksiyon filmlerinde fx çalışmalarla isimlerini duyurmuş yönetmen arkadaşlarım. Fotoğraf çalışmalarını da onlar yaptılar. Bu albüme ve bana destekleri çok büyüktür. Video klibi Hayra Alamet Medya‘da çektik. Şarkının söz yazarı, aranjörü ve müzisyenleri hatta makyöz arkadaşım ve yakınlarım da klipte rol aldılar. 15 saat stüdyo çekimi ardından 3 aylık bir çalışma sonucunda Şubat ayında yayına çıktı. Albüm için güzel bir çıkış oldu. Gerçekten çok güzel bir ilgi ve izlenme aldık.

Bir ay sonra ise bambaşka bir enerjide olan “İyi Günler Sevgilim“e video klip yayınladım. Sözü ve bestesi Bulut Bostancı imzası taşıyor. Yönetmenliğini Bora Demiroğlu‘nun yaptığı hatta klibi bir hediye olarak çekmeyi teklif ettiği için bu kadar kısa arayla yayınladım. Burak Saltan ile düet yaptığımız “İyi Günler Sevgilim” video klibi de şarkının enerjisiyle doğru orantılı olarak keyifli görüntülerle, çok da eğlenerek tamamlandı. “Uçurtma” ve “İyi Günler Sevgilim” için emeği geçen herkese tekrar çok teşekkür ediyorum. Üçüncü klip çalışmam için birkaç alternatif var yapmak istediğim. Biri sosyal sorumluluk projesi olarak kalpten istediğim çok özel bir proje. Henüz ön fikri ve planlama aşamasındayız. Umarım en kısa zamanda gerçekleştirebilirim.

Stüdyoda şarkı söylemekle sahnede dinleyiciyle göz göze şarkı söylemek arasındaki fark Nasıl?

Her ikisinde de o duyguyu ben yaşıyorum. Şu anda bile hadi bir şarkı söyle desen o şarkının duygusuna girerim. Sahnede insanın gözüne bakarak şarkı söylemek “beraberce” yoğunlaştırıyor o duyguyu. Stüdyoda ise kendi kendinesin.

Birini tercih et desem hangisini seçersin?

Valla stüdyoyu tercih ediyorum galiba. Sahnede konsantrasyonu bölen birçok etken olabilir ama stüdyoda kapalı ve konsantresin.

Senin çaldığın herhangi bir enstrüman var mı?

Profesyonel enstrümanist anlamında çalıyorum diyemem ama tabii biraz piyano ve gitar çalmayı biliyorum. Ama nota bilgim ilkokuldan beri var. Mandolinle başlamıştım.

Türkiye’de Rock Müzikte en çok kimleri beğeniyorsun?

Türkiye‘de tabii kah müziğini, yorumunu, tarzını kah da yazdığı sözleri, enerjisini, sahne duruşunu ve ses rengini beğendiğim birçok sanatçı var. Türk Rock Müziği deyince zaten başta Türkiye‘ye Rock müzik oluşumunu sağlamış çok önemli isimler var. Cem Karaca, Moğollar, Cahit Berkay, Barış Manço, Erkin Koray ve tabii ki MFÖ. Onlar inanılmaz hakikaten şu an bile capcanlı full enerji dolu ve her zaman gençler. Ardından tabii ki Şebnem Ferah, Özlem Tekin, Haluk Levent, Teoman, Athena çok güzel işler yaptılar. Son dönemlerde Mor ve Ötesi, Emre Aydın, Pamela ve Model grubunu beğeniyorum. “RockMania“da beş şarkımın sözlerini yazan iki de albümü olan sanatçı arkadaşım Tezer Soykök de kalemini çok beğendiğim iyi de yorumcu bir arkadaşım. Kaybettiğimiz değerlerimizi de burdan tekrar saygıyla anıyorum… Işıklar içinde olsunlar. Yeni jenerasyondan da çok yetenekli arkadaşlarımız, kardeşlerimiz hızla yükseliyorlar. Müziğe gönül vermiş tüm sanatçılarımıza, müzisyenlere ve bu yolda ilerleyen herkese sevgilerimi yolluyorum.

Aşağı yukarı on sene içinde kendini müzikte nerede hayal ediyorsun?

Yani illa kendimi şurada hayal ediyorum gibi bir hedefim hiçbir zaman olmadı. Çünkü bu günü yaşıyorum ve sonraya karşı spesifik bir şeyler hissetmenin bile daha sonra insanı demoralize edebileceğini düşünüyorum. Ama umarım on sene içinde geriye dönüp de iyi ki yapmışım diyebileceğim izler bırakırım.

Önümüzdeki günlerde konserlerin olacak mı?

Konser planı yapmadım. Zaten şu anda albüm tanıtımını yapıyoruz. Konserlere şimdilik çok sıcak bakmıyorum. Radyolardan çok güzel destekler alıyoruz. Üniversite radyoları başladı sonbaharda onlar yine devam edecek. Önemli olan şarkılarımı paylaşabilmek ben de gönlümce paylaşabildiğimi düşünüyorum.

Kendini üç kelimeyle nasıl ifade edersin?

İnsancıl, doğa ve hayvansever, yaşam enerjisi çok güçlü. Kimi Zaman çok hareketli bazen de sakinimdir ama o sakinliğin içinde enerji dinlenir, uykudadır. Güç toplayıp şarj olması gerekir çünkü çok güçlü enerjilerim var benim:)

Gamze sevindiğinde ve sinirlendiğinde Nasıl bir kız olur?

Bazı insan sevincini de içinde yaşar ama ben paylaşanlardanım. Zaten farkındaysan yüzüm hep güler. Güne uyanırken bile hep gülerek kalkarım. Gecenin bir yarısı dahi uyandırılmış olsam hiç fark etmiyor her zaman gülerek uyanırım. Buna ilave olarak gerçekten güzel birşey de olmuşsa bunu yine herkesle paylaşırım. İyice yüzümde güller açar. Ama tabii gerçekler böyle değil! Keşke dünyada hiç kötülük olmasa! Maalesef var…. Sinirlendiğim zamanlarda ise hiç kimseyle hakarete ulaşan kavgaya girmem. En sinirli anımdaki konuşmam bile hep bir seviyede durur.

Nişantaşı ile ilişkin nasıl?

Aslında Fenerbahçe topraklarındayız biz. Fakat ben aslında Nişantaşlı sayılırım çünkü baba kökenim buralı. Biz üçyüz senelik Beyoğlu‘luyuz. Dolayısıyla Nişantaşı zaten çok sevdiğim bir yer.

Arada bir gelip Nişantaşı’nda gezdiğin oluyor mu? Sevdiğin mekanlar var mı?

Tabii ki, olmaz mı? Gecesi ve gündüzü ayrıdır Nişantaşı‘nın. Frenkie mesela çok güzel özellikle Boğaz manzarasıyla. Onun haricinde Reasürans çarşısı taraflarında çok geziyoruz. Aşşk Cafe‘yi seviyorum.

Nişantaşı deyince aklına ilk neler gelir?

Nişantaşı deyince zaten akla moda gelir. Nişantaşı tarihini ve yapısını da çok seviyorum özellikle taş binaları falan… Mesela Yurt dışında Prag, Roma, Amsterdam‘da falan yoğun bir şekilde sokaklarda kaybolmuşumdur. Burada da aynı ruhu hissediyorum. Nişantaşı‘nda her sokakta gez kaybol o güzelliklerin içinde!

Daha önce hiç sorulmamış, sorulmasını istediğin ve düşlediğin bir hayalinin sorusunu sen kendine sorar mısın?

Gamze Lim, NisantasiHaber.com’dn Hayat Cankorel’e konuştu

 

Tabii, şöyle diyelim o zaman: “Dünyadan hangi şarkıcı veya grupla müzik yapmayı istersin ve hayal edersin?” diye sorardım. Cevabım da şöyle olurdu: “Nightwish grubu İle çok isterdim tarz olarak da ve enerji olarak çok beğendiğim ve kendime yakın hissettiğim bir grup. Apocalyptica, Evanescence ve Nickelback de yine müthiş hayranı olduğum enerjileri ve tarzlarıyla birlikte müzik yapmayı düşlediğim gruplar. Bir de enteresan birşey de RockMania isminde bir Rock grubunun oluşu. Onlarla birlikte müzik yapmak da herhalde ilginç olurdu”

Facebook yorumları

Diğer haberler
X