Nişantaşı’nın yeni üçlüsü : “Nish Palas İstanbul, Glens İstanbul ve Glens Roof”

Çelik Çelikyaman / NisantasiHaber.com
celik@NisantasiHaber.com

Bu haberde yer alan mekanlar “hayvan dostu” ve tüm canlara açık…

Nişantaşı‘nın kurulduğu yıllardan bu yana süren “mahalle” tavrı, İstanbul içinde elinizin altında ama bir o kadar da mesafeli havasını korumasını sağlıyor. Son zamanlarda Topağacı ve Teşvikiye‘de birbiri ardına sürekli “mahalle” ve “semt” temalı mekanlar – özellikle de kahveciler – açılıyor, kapanıyor.

Fakat NisantasiHaber.com gibi, Nişantaşı‘nın bu “karizmatik havası“nın kalıcı olmasının yolunun daha ağır ve havalı yatırımlardan geçtiğine inananlar için en keyifli yatırım haberleri “oteller” ve kalıcı olacağının ilk sinyallerini açıldığı günden veren “mekanlar” oluyor. Çünkü bu girişimler, Nişantaşı‘nın adı ve ruhuyla birleşince, ciddi katma değer sağlayacak turistleri çekmeye başlıyor. Oteller konseptlerini Nişantaşı’na uyum sağlayan yaklaşımlarla destekledikleri zaman da “mahalle” ile tam anlamıyla kaynaşmaya başlamış oluyorlar.

Bunun son dönemdeki en keyifli örneğini Nish Palas İstanbul by Hyatt ve Glens İstanbul‘da görüyoruz. Hyatt‘ın Türkiye‘deki ilk Unbound Collection oteli olan Nish Palas İstanbul ve İtalyan ağırlıklı lezzetler sunan, “iyi yemek, iyi müzik, iyi ambiyans”ın buluşma noktası olarak öne çıkan Glens İstanbul yukarıda anlattığımız kaygıları ortadan kaldıracak girişimler olarak ilgi çekiyor. Tabi Glens İstanbul’un terasındaki Boğaz manzaralı Glens Roof‘u da bunlara eklemek gerekiyor.

Sıfırdan inşaa edildi…

Bizzat dinlemek için Nish Palas İstanbul by Hyatt’ın Genel Müdürü Bülent Kılıç‘ı ziyaret ediyoruz.

Nish Palas İstanbul by Hyatt’ın yatırıcımsı, Nursace markasının da sahibi Nurettin Sabri ÇelikNişantaşı’nda daha önce var olan binayı “satın alan” Nurettin Bey, 2,5 yılda yeniden inşa edilen otelin konseptini oluşturmak için ince elemiş sık dokumuş. Bir önceki satırda “satın alan” ifadesini özellikle kalın yazdık. Çünkü ciddi yatırımların bina kiralamak yerine satın alma veya yeniden inşa etme yöntemiyle yapılması, insana daha bir güven veriyor. Neticede kiralama durumunda insanların aklına gelen “her an çıkıp gidebilirler” korkusu, “satın alma” ile yerini “uzun yıllar kalacaklar” rahatlığına ve güvenine bırakıyor. NisantasiHaber.com olarak biz de Nişantaşı’nın uzun yatırımların mahallesi olmasını temenni ediyoruz.

Öncelik : “Komşuluk” hissi veren misafirperverlik ve ayrıcalıklı konfor

Genel Müdür Bülent Kılıç‘ın ilk cümlesi, “Nişantaşı’na sıcak bir komşu olmaya geldik” oluyor ve komşuluğun temelinin “paylaşmak, yardımlaşmak” olduğunu da vurgulayarak, yakın çevrelerindeki tüm komşularıyla iyi ilişkilerde olduklarını belirtiyor ve ayrıca bu yaklaşımları bütünlüğünde çok özel çalışmalar da yapacaklarını belirtiyor.

Nedir bu The Unbound Collection?

Nish Palas İstanbul‘un, Hyatt oteller grubunun koleksiyon otel olarak tanımladığı The Unbound Collection markası altında Türkiye’deki ilk oteli olduğunu belirten Bülent Kılıç, Nish Palas İstanbul‘u “butik otelden fazlası” olarak tanımlıyor ve farkı şu şekilde açıklıyor: “The Unbound Collection olabilmeniz için hem muhitinizin hem de binanızın özellikli olması gerekiyor“.

Kılıç, otelin ismindeki “palas“ın caddenin ve semtin tarihinden, kültüründen geldiğini ifade ederek, bu havayı koruyabilmek için otelin resepsiyonunu da klasik resepsiyon tasarımda değil, eski palasların girişi gibi tasarladıklarını ifade ediyor. Kılıç bu noktada Nish Palas İstanbul‘un mimarı Arif Özden‘in de hakkını teslim ediyor ve ortaya çıkardığı çalışmadan hem ekip olarak, hem de misafirler nezdinde çok memnun olduklarını belirtiyor.

Bülent Kılıç, Katar gibi Ortadoğu’nun önde gelen ülkelerinden üst düzey yöneticiler, iş insanları ve A+ ailelerin yanı sıra Avrupa’dan da yine A+ ve A misafirler ağırladıklarını dile getiriyor.

Vitrinlerden fotoğraflara Nişantaşı merkezli

Otelin resepsiyon alanında, Nişantaşı bölgesinde yerleşik tasarımcılar, galeriler ve markaların ürünleri sergileniyor. Şu an, Ela Cindoruk ve Nazan Pak’ın mücevher markaları ECNP, F Sanat Galerisi, Patika Kitabevi ve Nursace‘nin vitrinleri bulunuyor.

Nish Palas İstanbul‘da 45 oda, SPA, toplantı salonu ve spor salonu yer alıyor

Otel odalarında yer alan fotoğraflar ise Kerem Sanlıman tarafından çekilmiş. Fotoğraflarda otelde kalan bir misafirin yaya ulaşabileceği Habitat Vadisi, Osmanbey, Harbiye, Maçka Parkı ve Abdi İpekçi Caddesi konu alınmış. Kalan misafirlere ilham vermek üzere her bir fotoğrafı cep telefonu ile çeken Kerem Sanlıman bu vesileyle insanları Nişantaşı’nı ve İstanbul’u tüm güzellikleriyle keşfe davet ediyor, deneyimlerini ölümsüzleştirmek için fotoğraf kareleriyle ilham veriyor.

Gelelim Glens İstanbul’a

7 metreyi bulan tavan yüksekliği ile birlikte son derece havadar ve ferah iç mekanıyla daha ilk adımda oldukça davetkar olan Glens İstanbul’u da yine otel gibi buranın da genel müdürü olan Bülent Kılıç’la beraber keşfediyoruz. Açıldığı günden beri başta yakın çevrede oturanlar olmak üzere oldukça nezih bir müdavim kitlesine sahip olan Glens İstanbul’un özel davetlere de ev sahipliği yaptığını, gelenlerin kendi evlerinde veya iş yerlerinde yapacakları organizasyonlar için yeme içme servisi ve catering konusunda da Glens İstanbul’dan özel olarak hizmet aldıklarını belirtiyor. Havalar güzel olduğuna insanların iş çıkışında Glens İstanbul‘un Abdi İpekçi’ye bakan ön bahçesinde günün yorgunluğunu attıklarını ifade eden Kılıç, Glens İstanbul’un odak noktasında “iyi yemek, iyi müzik, iyi ambiyans” olduğunu vurguluyor.

Glens İstanbul‘da İtalyan ağırlıklı Akdeniz lezzetleri sunuluyor. Genel Müdür Bülent Kılıç bu tercihi, Türk insanının damak tadına çok uygun olması, tüm besinlerin dengeli bir şekilde yer alması ve birbirinden keyifli reçeteler barındırıyor olmasıyla açıklıyor.

180 kişiyi aynı anda ağırlayabilen Glens İstanbul‘da, ileriki dönemde kış bahçesinde Michelin yıldızlı şeflerin ağırlandığı çok özel Chef’s Table organizasyonları gerçekleştireceklerini belirten Kılıç, İtalya’nın önde gelen bağlarından elde edilen çok özel şarapların kavlarında bulunduğunu, aynı şekilde single malt viski seçenekleri arasında Japonya’dan getirdikleri özel seçkilere de vurgu yapıyor.

Kılıç, Glens İstanbul’un kokteyllerinde de yemekleri kadar iddialı olduklarını söylüyor. Bu iddianın arkasında da dünya çapında ödüllere layık görülen ünlü bar şefi Cevat Yıldırım bulunuyor. Cevat Yıldırım’ın Glens İstanbul için yarattığı The Fire of Rome, Pisco & Disco, Silver Cloud ve Papercorn Peach gibi kokteyller damakta bıraktıkları lezzetleri kadar sunumlarıyla da oldukça iddialğ. Yerli ve yabancı gelen misafirlerden tam not alan ve mutlaka denenmesi gerekenlerden biri de, orijinal reçetesine sadık kalınarak hazırlanan Negroni olarak kendini gösteriyor.

Daha önce Levent Metro’sunda keyifli müziklerini dinlediği sanatçıları da Glens İstanbul’a davet eden Bülent Kılıç, grubun hemen her gün saat 17.30‘dan itibaren Glens İstanbul‘un önünde tüm Nişantaşı‘na müzik ziyafeti sunduğunu dile getiriyor. Kılıç, Glens İstanbul’un geleceğe yönelik planları arasında yurt dışına açılmak ve Glens markasını farklı yerlere de taşıyarak, “iyi yemek, iyi müzik, iyi ambiyans” konseptini sunan mekanlarının dünyasını daha da büyütmek bulunduğunu sözlerine ekliyor.

Mutfakta kim var?

Hem Nish Palas İstanbul’un hem de Glens İstanbul’un lezzetlerinde onun imzası var: Executive Chef Bahadır Abul

Glens İstanbul‘un mutfağı ise Executive Chef Bahadır Abul‘a emanet… Bolu Mengen Anadolu Aşçılık Meslek Okulu‘ndaki eğitiminden sonra gastronomi dünyasındaki kariyer yolcuğu boyunca Abul, Vogue Restaurant, Anjelique, Park Hyatt İstanbul, Spago, Das Das ve Michelle Brasserie gibi önemli yerlerde çalışan Abul, artık Glens İstanbul‘un lezzetlerine anlam katıyor. Abul, Glens İstanbul‘da tüm lezzetlerin eşit oranda ilgi gördüğünü, İtalyan mutfağının vazgeçilmezleri olan pizzalar ve makarnaların da tam not aldığını ifade ediyor.

Şefin spesiyal sosuyla lezzetlendirilen ve taze balıklarla hazırlanan Tartar di Pesce Bianco, Alaska yengeciyle tadı daha da zenginleşen, enginarlı Insalata di Carciofi, karides, kalamar ve taze balıklarla hazırlanan balık çorbası Zuppa di Pesce, levrekle hazırlanan ve sebzeler eşliğinde sunulan Carpaccio di Branzino, ricotta peynirli ıspanak dolgulu, ada çayı ve tereyağı sosuyla al dente servis edilen Ravioli, genovese pesto sos ve cherry domatesli Gnocchi, porcini mantarlı Risotto, kalamar, karides ve kum midyeli Ai Fruitti di Mare Pizza, karışık mantar, özel beyaz sos ve mozzarellalı Ai Funghi Misti Pizza, patates püresi eşliğinde Tagliata di Manzo, brokoliyle tatlandırılan Branzino alla Griglia gibi lezzetler, mutlaka denenmesi gerekenler arasında yer alıyor.

Taze mevsim meyveli ve limon çeşnili San Sebastian, İtalyan mutfağının olmazsa olması, lokal reçeteyle hazırlanan Tiramisu, el yapımı, çıtır çıtır milföy hamuruyla, taze çilekli Millefoglie Rivisitata, fıstık ve çikolata parçacıklarıyla tadını bulan, orman meyveli Semifreddo gibi tatlılar da tüm ihtişamıyla menüde kendilerini gösteriyor. Abul, Burrata lezzetinde de son derece iddialı : “Türkiye‘nin en iyisi” diyor ve gelenlerin mutlaka Insalata di Burrata’yı denemelerini öneriyor.

Panoramik Boğaz manzaralı roof

Glens İstanbul’un Genel Müdürü Bülent Kılıç, Glens İstanbul’un. bir de saat 17.00 – 17.30 civarı hizmet vermeye başlayan, panoramik Boğaz manzaralı bir roof’u olduğunu paylaşıyor. Glens Roof olarak binanın en üst katında yer alan teras bölümü daha açıldığı ilk haftasında hem manzarası, hem ambiyansı, hem lezzetleri, hem de konseptiyle önemli bir müdavim kitlesine kavuşmuş ve her geçen gün de bu kitle daha da artıyormuş.

Gün batımının en eşsiz anlarına tanıklık etmek için ideal bir alan sağlayan Glens Roof’un her mevsimin keyfini yaşatan, açık ve kapalı alanları bulunuyor. Glens Roof‘un, Glens İstanbul‘un menüsünden farklı bir yemek menüsü sunduğunu ifade eden Kılıç bu durumu insanların kokteyllerinin eşliğinde keyifle yiyebilecekleri seçeneklere ihtiyaç duymasına bağlıyor. Tapas ağırlıklı bu menüde, tatlı ve ekşi soslu kadayıfa sarılı karides Wrapped Shrimp, trüflü patates kızartmasıyla Selection of Mini Burger, taze roka ve mini sebzeler eşliğinde Octopus Carpaccio, safran soslu, levrek dolgulu Seabass Ravioli, kuşkonmaz, sotelenmiş ıspanakla beraber servis edilen deniztarağı ve istiridye Grilled Scallop with Clams gibi seçenekler yer alıyor. Executive Chef Bahadır Abul, çok yakında menüye damaklarda sürpriz etkisi yaratacak yeni lezzetler ekleyeceğinin de müjdesini veriyor.

Sanat olmazsa olmaz

Glens İstanbul ve Glens Roof‘ta Nişantaşı ile özdeşleşen sanat da geniş yer tutuyor. G. Knight, Barış Sarıbaş, Sait Mingu, Semih Kanmaz ve Burak C.‘nin imzasını taşıyan 9 eser bulunuyor. Glens İstanbul’un duvarlarını süsleyen eserlerin sahipleri G. Knight, Barış Sarıbaş ve Sait Mingu olarak kendini gösteriyor. Bu eserler ve sanatçılar çağdaş döneme dair çok önemli yapıtlar olarak kendilerini gösteriyorlar. Birçok koleksiyonerin yakından takip ettiği bu kıymetli sanatçıların eserleri Glens’in mimarisini, felsefesini ve marka dünyasını tamamlıyor. Bununla beraber sanata karşı duruşunu ve sanata verilen değeri de gösteriyor. Glens Roof’ta ise G. Knight, Semih Kanmaz ve Burak C.’nin eserlerini görmek mümkün… Sanata oldukça büyük bir önem verdiklerini belirten Bülent Kılıç, ileriye dönük çok önemli sanat projelerinde yer alacaklarını ve Glens İstanbul olarak da ayrıca sanatsal çalışmalara ev sahipliği yapacaklarını ifade ediyor.

Bülent Kılıç

İstanbul Üniversitesi Turizm Otel İşletmeciliği ve İşletme bölümlerinden mezun olan Bülent Kılıç, otelcilik dünyasına Hilton ile giriyor. Daha sonra The Ritz Carlton‘ın Katar‘daki yatırımlarında görev alan Kılıç, ardından Türkiye‘ye dönerek kariyerine The Istanbul EDITION’da devam ediyor. 6 senelik EDITION tecrübesinden sonra, dünyanın en büyük otel zincirlerinden Hyatt Hotels‘in “Hyatt Centric” markasını Türkiye’ye getiren ve genel müdür olarak işin başına geçen Kılıç, Haziran 2018’de otel grubunun Türkiye’deki ilk “Unbound Collection” yatırımı olan Nish Palas İstanbul by Hyatt’a aynı pozisyonda geçiş yapıyor. Kılıç, otelle birlikte, “Glens İstanbul” ve “Glens Roof” restoranlarının da genel müdürlüğünü yürütüyor.

Facebook yorumları

Diğer haberler
X